Almancanın en zor tarafı artikelleri değil. Şayet onlardan Almanlar bile tam olarak emin değil. Asıl zor olan adamların dünyaya bakış açısı ve onun dildeki yansıması —veyahut tersi de olabilir, dil bilgisinden kaynaklanan bir hayata bakış açısı da olabilir gayet tabii. Bu ikisinden hangisi ise öyle bir bakış açısı ki bu; ne Arapça, ne Türkçe ne de İngilizce gözüyle bakınca anlaşılabilir gibi değil. Mantığınızı, bildiklerinizi unutarak o tarafa doğru eğmek zorundasınız. Dilin en temelinde yatan mantık, en azından benim bildiğim dillerden herhangi biriyle uyuşmuyor. Ve bu özellik, Almancanın çevrilemez bir dil olmasının en önemli nedeni.
Örneğin; Almanlarda kuş talihsizliği temsil ederken, mantar şansı simgeliyor. Yani talih kuşu değil, talih mantarı: Glückspilz. Bizdeki gibi mantarlamak değil, başına kötü talih kuşu konması: Pechvogel. Tabii işler burada biraz daha karışıyor. Farklı farklı sözcükler yan yana konularak yeni sözcükler üretiliyor. Ve bunun sonucunda Donaudampfschiffahrtsgesellschaftskapitän gibi sözcükçüklere(!) sahip olabiliyorsunuz.
Almancanın Eğlenceli ve Eşsiz Kelimeleri:
Drachenfutter (Ejderha Yemi): Gece eve geç gittiğinizde, eşinize kendinizi affettirmek için almanız gereken hediye.
Fremdschämen (Başkası Adına Utanmak): Bir başkasının yaptığı utanç verici bir hareketten dolayı onun yerine utanma hissi.
Rabenmutter (Karga Anne): Çocuklarını ihmal eden, bencil veya kötü anne figürü.
Pechvogel (Şanssızlık Kuşu): Bahtsız, sürekli talihsizlik yaşayan kişi.
Glückspilz (Şans Mantarı): Çok şanslı, sürekli dört ayak üstüne düşen kişi.
Kummerspeck (Keder Pastırması): Üzüntüden veya stresten fazla yemek yemeyle göbek etrafında oluşan yağ simidi.
Handschuhschneeballwerfer (Eldivenle Kartopu Atan): Kartopunu eldivenle atacak kadar korkak olan; güvenli bir mesafeden atıp tutan, korkak eleştirmenler için kullanılan bir tabir.
Donaudampfschifffahrtsgesellschaftskapitän: Tuna Buharlı Gemi Şirketi Kaptanı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder