
HEP BİR GÜN... VE BİR GÜN DAHA!
• Bi gün o patron bozuntusunun suratına karşı "Ooooyy düüüüt, ulan allaaan belası neden gidip kendi kendini becermiyosun ha?!" diye bağırıp masayı götüne sokasım var
.
• Bi gün o ruh emici plazadan ayrılırken, elime pilli nostaljik bi teyp alıp son ses "we dont need no fire let the mother fucker burn.... BURN MOTHERFUKER BUUUUUUUURN" diye inletçem. Üstümde başımda tek bir bez parçası olmadan, asansöre anadan üryan binip o lanet binayı bi daha arkama bile bakmadan terk etmezsem adam değilim.
• Bi gün o aşırı mühim (!) toplantılardaki kasıntı, godoman dayıların yüzüne baka baka "Oğlum hepiniz iktidarsızsınız lan, hepiniz gizli sapıksınız, alayınız manyakhhhsınız üleen!" diye kükreyip ortamdan vıııııın diye fırlayıp gitçem.
• Bi gün sırf kafaları tamamen çorba etmek için kafama türbanı takıp, altıma hiçbir şey giymeden bodoslama Sultanahmet meydanına dalmazsam içimde kalcak.
• Şöyle aşırı lüks, kibirli, sosyetik ve tabağa iki damla sos koyup servet isteyen bi mekanda, masaya hesap yerine kusursuz, muazzam bi bok bırakıp kalkasım var. Görsünler gerçek sanatı.
• Bi gün etrafımda katlanamadığım ne kadar tip varsa, tek tek yüzlerine karşı onlardan ölümüne tiksindiğimi avazım çıktığı kadar bağırarak haykırcam.
• Bi gün sırtıma çanta bile almadan, cüzdanı telefonu fırlatıp atarak, sıfır plan sıfır programla bodoslama basıp gitçem bu diyardan.
• Ve en son... Bulcam o dünyadaki en kusursuz güneşi, en dalgasız denizi, en şahane anı... İşte o gün, bi daha asla ama asla "bir gün" demicem, direkt yaşıycam ulan!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder